Hackers & Painters

Teknolojinin bu denli gelişmesinde, en çok etkisi olan insanlar, 1400’lü yıllarda yaşamış Rönesans sanatçı ve zanaatkârlarıdır. Onlar, dönemlerinin ilerisinde düşünen, üreten ve paylaşan insanlardı.

Bugün Rönesans ressamları özel insanlar olarak tanımlanıyor. Ama ressamlık Leonardo’nun zamanında şu anki kadar popüler bir iş değildi… Belki Leonardo da ne kadar özel olduğunu bilmiyordu… Karaladığı küçük notlara bile anlam yükleneceğini düşünüyor muydu acaba?

Paul Graham’ın, aynı adla Türkçe’ye çevrilmiş “Hackers & Painters” kitabını okudum. Biraz yazılımcılıktan, biraz yazılımcı girişimcilikten bahsediyor. Toplumdan beklediği saygıyı görememiş programcıların hislerinin bir kısmına da tercüman olmuş. 2004 yılında basılmış bir kitap. Biyolog girişimciler daha yeterince palazlanmadığından kitap hala güncel sayılır.

Kitapta son 40 yıl içinde dünyayı değiştiren insanların çoğunun programcı olduğuna dikkat çekilmiş. İlk aklımıza gelenler, Bill Gates, Steve Jobs, Linus Torvalds

Bu kişiler, gördükleri bazı sorunları çözerek hayatı tamir ettiler. Ve hayatın akışını değiştirdi ürettikleri ve paylaştıkları şeyler. Yine de bu insanların, zekâ ve yetenek bakımından bizden daha özel olduklarını düşünmüyorum. İnsanlar, genetik olarak büyük oranda aynı. Aralarındaki farkın deneyimden kaynaklandığını düşünüyorum. Kim, ne kadar farklı alanda, ne kadar çok yaşantı deneyimlerse hayat tecrübesi o oranda artar, farklı bakış açıları edinir. Bilişim dehaları olarak görülen bu insanlar da yaşadıkları çevre itibari ile bizden daha zengin yaşantılara sahipler. Evrimsel olarak bizden daha ilerde bir toplumda yaşadıklarından, bizim aklımıza yeni gelen bir şeyi onlar çoktan yapmış oluyorlar.

Kitabı okurken Türkiye’deki geri kalmışlığı, bizdeki hackerların ürettiklerini, paylaştıklarını düşündüm. Bizde yaşantı değiştirmiş bir üretim tabii olarak yok. En az 50 yıl geriden takip ettiğimiz teknolojileri tüketirken bunu gerçekleştirmek zor tabi. Ama esas sorun, teknolojik olarak geride oluşumuz değil. Toplumumuzda hacker olabilecek insanların toplumun geri kalmışlığı ve yerli üretimin durmasını önlemekle ile ilgili üstlerinde sorumluluk hissetmemesi olduğunu düşünüyorum.

Amerikalı firmalar ne satarsa ya da tavsiye edip popülerleştirirse onu alıp kullanmak beni ciddi ciddi rahatsız ediyor. Oysa bizim bilişim ihtiyaçlarımız içeride çözülebilir basitlikte.

Hatta bir adım daha ileri gidelim, yerli bir firma bana aynı koşulları sunuyorsa, neden yabancı firmada çalışayım?

Türkiye’de en son yaşanan modernleşme hareketi 1920’li yıllarda asker kökenli insanların çabalarıyla gerçekleşmiş. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen, gerçekleştirilen çabaların üstüne yeni bir şey koyulmamış. İçinde olduğumuz gerileme sürecinden çıkmak, Rönesans döneminde olduğu gibi çağının ilerisinde ve belirlenmiş kalıpların dışında düşünen insanlar, onların üretimleri ve paylaşımları ile mümkün.

Bu noktada ülkemizdeki hackerlara iş düşüyor. Neden bizlerde Amerikalı akranlarımız gibi toplumumuzu bir adım daha ileriye taşıyacak işler için taşın altına elimizi sokmuyoruz?

 

 

Be Sociable, Share!

    Category: Something - Comments Off on Hackers & Painters

    Comments are closed.

    Back to top