Aile

Elindeki güç ile artık küresel bir imparatorluk kurabileceğini düşünen ve bunun ile ilgili propagandaları da alenen yapmaya başlamış [1,2] bir otoritenin etkilediği bir dönemde yaşıyoruz.

Bu otorite muhalefet oluşturma ihtimali olan, ana akım dışında bir akımı güçlendirebilecek, en ufak bir birliğin dahi oluşmasını istemiyor. 

İnsanlar televizyon izledikleri ya da sosyal medyada geçirdikleri her dakika daha da bireysel olacak şekilde yönlendiriliyor. Bu propaganda kanalları açık olduğu sürece bu propagandanın farkında olduğunuz için etkilenmediğinizi düşünmeniz yanılgı olur.

Çok kişide bireyselleşmenin daha doğru olduğu düşüncesi hakim. Bireysel menfaat için vahşice öne geçmeye çalışmanın daha güzel bir dünya oluşturmadığı kesin. Adam Smith’in teorilerinin pratikte herkes için daha iyi bir dünya yaratmadığını artık daha net görebiliyoruz.

Aile bireylerinin birey olarak bir taraflara dağılması, biraz da toplum mühendisliği çalışmaları ile duygusal zeka düşürülerek yapılıyor. Duygusal zekası düşen ve ego problemi olan insanların iletişim sorunu yaşaması bireyselleşmeyi hızlandıran bir durum. Vakaları inceledikçe, küsüp köşesine çekilme temelli bireyselleşmelerin hayli fazla olduğunu görebilirsiniz.

Bu durumlar ekonomik varlıklılık seviyesine göre farklı seviyelerde yaşanıyor. Ailenizin maddi desteği olursa hayatın sorunlarının büyük kısmını fark etmeden bir yaşam sürmeniz mümkün. Aileniz maddi destek olamıyorsa, manevi desteğiyle hayalleriniz ile ilgili çalışma motivasyonunuz yüksek olabilir. Aile bağları kuvvetli kalmış şanslı azınlıktan olabilirsiniz. Ya da bağlarınızın kuvvetini test etmek zorunda kalmadığınızdan bağlarınızı kuvvetli sanıyor olabilirsiniz. Fakat dünya genelinde modern toplumlarda artık çok büyük bir çoğunluğun çekirdek ailesi yok.

Ailelerin yeni nesil ve eski nesil üyeleri tükettikleri medyaları doğru filtreleyemediğinden hep farklı perspektiflerde bireyler oluyorlar. Sonuç olarak birbirini anlamak zorlaşıyor. Eski insanlar aynı gündemlerde / frekanslarda yaşıyor ve daha rahat iletişim kuruyorlarmış. Birbirlerine daha yakın hissediyorlarmış.

Gelişmemiş bir toplumda bilgi teknolojisi işi yapıyorsanız diğer nesillerle iletişim kurmanız daha da zor. İşinizin doğası gereği kurduğunuz cümlelere, karşı tarafın tepkisi genellikle hayalperest olduğunuzu düşünmek… Sizi ciddiye almayan biriyle de iletişim kurmayı önce azaltıyorsunuz sonra kesiyorsunuz… Kültürel olarak size yakın olması gereken ama olmayan insanların varlığı garip bir duygu oluşturuyor. Ama esas sorun ailenin olmaması / samimiyetsizliği değil ait hissedebileceğiniz bir gurup ile yaşayamamanız olur.

İnsan bir memeli hayvan türü olduğundan, bağlılık hissi oluşturması yaşam motivasyonu için kritik önemde. Ait olduğu bir topluluk bulamazsa, kendini anlatabileceği insanlarla oturup kalkamıyorsa iç huzur bulamıyor.

Eğer yaşamak için para kazanması gereken insanlardansanız. Yani dedeleriniz, babalarınız geçmişte tembellik etmişse… Aile iletişiminiz zayıflayınca kendinizi ait hissedebileceğiniz bir gurup ararken bulabileceğiniz kolay çözümlerin tümünde iyi bir tüketici olmak zorundasınız. Belki fenerbahçe taraftarı olur, özel günlerde Fenerium’dan ürün alırsınız, belki doğa sporları kulübüne üye olursunuz… Ait olabileceğiniz gurup x ya da y tüketenler gurubu olacak. Bu perspektifte yaşamak isterseniz ve o tüketimi sağlayacak kadar kazanamıyorsanız (muhtemelen de kazanamayacaksınız) sıkıntılı günler sizi bekliyor.

 

 

Be Sociable, Share!

    Category: Something - Comments Off on Aile

    Comments are closed.

    Back to top