Category: Anı

Bu kategoride zaman zaman yaptığım gezilerin hikayelerini ya da paylaşmaya değer bulduğum anıları bulacaksınız.


Rehberimsi Serdar ile Çandarlı dan Adliye ye

December 23rd, 2008 — 1:24pm

Yazıya başlamadan Şişli Belediyemize derneğimize sağladığı otobüs için çok teşekkür ederiz. Bu otobüs sayesinde yol masrafımız azaldı. Ve topladığımız paranın kalanını Yudosk aracılığı ile öğrencilere burs olarak dağıtıyoruz.

Bu geziden itibaren her hafta yapacağımız gezilerde en az 5 üniversite öğrencisini ücretsiz trekking‘e götüreceÄŸiz. EÄŸer aracımızda yer olursa bu sayı artacak.

Efendim gelelim hikayemize; evvel zaman içinde, doÄŸa yürüyüşlerinden birinde Serdar, OÄŸuz abisinin GPS’ine fazla merak duymuÅŸtur. Bu ilgi daha önceki anılarda dile de gelmiÅŸtir. Yudosk’un rehber adedini arttırma ihtiyacında bu merak tekrar hatırlanır. Ve Serdar’a bi tur oynaması için GPS verilir :) OÄŸuz abisi, Serdar’a al GPS’i bizi Çandarlıdan Adliye’ye götür der.

Â
gps ile oynayan serdar
 

Oldum olası elektronik aletlere meraklı olan Serdar bu teklife atlar. Alır eline GPS’i heyecanla rehberimsilik yapar. :) GPS güzel bi alet, onla kaybolmak bozulmadığı sürece imkansız…

Neyse efendim Çandarlı‘dan doÄŸaya giriÅŸ yapan ekibimiz kolay bir baÅŸlangıçla hızlı hızlı yol alır. BaÅŸlangıçta niyetleri Elmalı‘yı yukarıdan pas geçmek olsada madem bu kadar hızlı yürüdük “belki elma buluruz Elmalı’da” deyip Elmalı’nın içinden de geçerler. :) Elmalı’da bir karabaÅŸ katılır ekibe. Öncü olarak ekibin önüne geçer KarabaÅŸ. Rehberimsiye, rehberimsilik eder.

 

elmalıdan geçen yürüyüş grubu

elmalıdan geçen yürüyüş grubu

 

Serdar, KarabaÅŸ’a Pavlov’dan öğrendiÄŸi kadarıyla klasik koÅŸullama yapar. Her yol gösterdiÄŸinde yemek verir. Klasik koÅŸullama taktiÄŸi gezinin ilerleyen dakikalarında bir yol ayrımında kendini gösterir. Semra ve bir kaç gezgin yolun sağından, Serdar ise yolun solundan gider. Tabiki KarabaÅŸ da yolun solundan gider. :)

Gezinin mızmızı olma ünvanını Azade alır. :) Ama oda parkuru önde bitirenlerdendir. Çok da mızmız deÄŸildir. İlerliyen faaliyetlerde yürüyüşlere gelip gelmemesine göre mızmızlığının ne seviyede olduÄŸunu görebileceÄŸiz… :P

Â
karla karışık trekking
 

Bu trekking mevsim itibari ile meyve sebze ikram etmez ama kartopu oynayan gezginler olmuÅŸtur. İşte böyle … geldik bir anının daha sonuna, bir sonraki gezide görüşmek dileÄŸiyle.

Comment » | Anı

Meyvelerine Kurban Dağı

November 13th, 2008 — 7:25pm

Fevziye ve Yenisölöz köyleri arasında keşif parkur yürüyüşümüzün raporudur. (Yudosk)

Bu hafta meyvelerine kurban dağına gittik. 10 kişilik küçük ekibimizle güzel bir yürüyüş yaptık. Bol meyveli :) (Koca yemiş! Elma, Armut, Ayva, Ceviz, Alman Fıstığı, Böğürtlen, İncir …)

En baÅŸta biraz yolumuzu ÅŸaşırdık. Fevziye köyünü birkaç denemeden sonra anca bulduk. (Bu kadar meyveli bir rota da zaten zor bulunmalıydı…) Güzel minibüsümüzle az gittik uz gittik dere tepe düz gittik. Asfalt yollar biraz karışık geliyor bize :)

Aman nazar değmesin doğa da yolumuzu şaşırmıyoruz.

Yürüyüş süper elmalarla başladı. Sert sulu sulu… 100 metre sonra armut göründü, 100 metre daha sonrada ayva… Pazarda tezgahları gezer gibi çantaları doldurduk. Tabi sonra ağırlaşan çantalar ve dikleşen yokuş bizi biraz yordu. :)

Yürüyüşe yokuş yukarı başladık. Köyden çıkıp ormana dalana kadar biraz tırmandık. Sonra orman içinden zaman zaman patikaları kullanarak, zaman zaman ağaç aralarından kendimize yol açarak ilerledik.

1 saat kadar bir yürüyüşten sonra çantaya meyve istifleme işinden vazgeçildi. 1-2 ısırıp kenara atma moduna geçtik. :) ayıp tabi ama orda olsanız sizde öle yapardınız. Her ağaçtan farklı bir lezzet aldık.

3-4 farklı çeşit elma vardı parkurda. Yürüyüş keşif yürüyüşü, önceden bilemediğimiz için hepimiz evden meyve getirmiştik. :) Tabi geri götürdük. :)

13 KM civarı yolumuz boyunca farklı bitki örtüleri gördük. DeÄŸiÅŸik iklimlere girdik de diyebiliriz. Bir ara soÄŸuk, bir ara sıcak, sisli, güneÅŸli… DoÄŸa bizi seviyor diyorum ben, hem yolumuza pazar kuruyor :) hem de biz yürürken yaÄŸmur yaÄŸdırmıyor… (haftaya yaÄŸar kesin :))

Her hafta etkinliklere yazı yazmak güzel ama biraz zaman alıyor. Her zaman yapılamaya bilir… :)

Comment » | Anı

Sansarak Kanyonu

September 24th, 2008 — 4:29pm

Yudosk raportöründen herkese selamlar,

Yürüyüşten bir gün önce hava günlük güneÅŸliktir. Yürüyüşe katılacaklar yanlarına mayolarını da almayı düşünür. Ama hava sabah öyle bir yaÄŸarki çoÄŸunluk mayolarını yanlarına almaz. Hatta acaba yürüyüşe gitmesek mi diyenler de olur, yürüyüşe ilk katılacaklardan…

YaÄŸan yaÄŸmur yolları kayganlaÅŸtırınca yolda hayli fazla kaza görür yürüyüşçüler, Aman derler… Kazasız belasız arabalı vapura varırlar. Vapurda keyifli bir kahvaltı yapılır. Sonra devam edilir Sansarak’a doÄŸru.

Sansarak epey kalabalık karşılar yürüyüşçüleri. PikniÄŸe gelenler, terlikleriyle kanyonu geçmeye çalışanlar, kavununu serinlesin diye dereye bırakanlar ….

En çok kavununu derede soğutan hayırsever sevindirir gezginleri. 22 kişi’ye bir dilim gelecek şekilde paylaşılabilen büyüklükte bir kavun ufku yeni olan insanların karşısında durur.

- Acaba yesek mi?
- Yok ya yemeyelim…
- Etrafta kimse de yok…
- Ya biz bunu yiyelim be!
- Ehe ehe … hadi yiyelim. :)

UÄŸur abinin isviçre çakısı ile dilimlenen kavun yürüyüşün baÅŸlangıcını ÅŸenlendirir. Tatlı yiyelim, tatlı yürüyelim derler yürüyüşçüler ve girerler suya…

Kolay bir parkur olduğundan herkes hoplaya zıplaya geçer taşların üzerinden. Yorgunluk arttığında ayak kaydırıp suya düşmeler baş gösterir. Bu konudaki rekor Uğur Abinin olur, bir ara bir dakika da 3 kere düşer :)

sansarak kanyonu

sansarak kanyonu

Yürüyüş sırasında bir iki kulaç mesafeli yüzülebilecek yerler vardır. Kimisi girer yüzer. Serdar daha önceden ağzını yaktığı için pek denemek istemez :) (Bknz. Kaz Dağları Kampı) Denemek isteyenlere engel olmaya çalışır.

Gurup yürüyüş esnasında hızlı yürüyenler ve yavaÅŸ yürüyenler olarak ikiye ayrılır. Hızlı yürüyenlerde çok hızlı yürüyenlerin kopmasıyla bölünür. Bölük börçük tamamlarlar yürüyüşü…

sansarak kanyonu

sansarak kanyonu

Çok hızlı ve hızlı giden grup rotayı bitirip köye gelir üstünü değişir, çayını içer arkadan gelen olmaz. Çok yorulmuşlarsa minibüsle yaklaşalım da kıyak yapalım görüşü hakim olur. Fakat arkada kalan trekingciler guruludur asla araçlı yardımı kabul etmezler. Rota kas gücüyle tamamlanmalıdır :)

Herkes köyde toplandıktan sonra dönüş yoluna başlanır. Feribotta kuyruk beklememek için yüryüşçüler otobüslerini sırada bırakıp karşıya, Eskihisar’a geçerler. Kurukta beklemeden karşıya geçmek çok hoşuna gider yürüyüşçülerin. Kuyrukta bekleme zamanını Eskihisar’da akşam yemeğine dönüştürürler. Kendilerini çok çakal hissetmektedirler. :)

Yemekler yenip içkiler içildikten sonra dönüş yoluna girilir. Eve biraz geç varılmıştır ama olsundur… Artık askerden dönme psikolojisini üstünden atan Serdar, çok keyifli bir yürüyüş gerçekleÅŸtirmiÅŸtir.

2 comments » | Anı

Page 4 of 8« First...23456...Last »

Back to top