Serdar’dan Dupnisa Mağarası Güncesi

Her doğa etkinliği gibi dupnisa yolculuğuda erken başlayacaktır ve başlamıştırda.
Serdar 6 da kalkar çantasının son kontrollerini yapar, sütünü içer :) ve kendisini
doğaya götürecek olan minibüsü beklemeye başlar.

Çok geçmeden minibüs gelir fakat bomboştur. Uppsss… “Nerden binecek millet?”
Sorusu aklına gelir serdarın. Etkinliği internetten duymuş olduğu için bi güvensizlik
oluşur, acaba der organizasyonda bi sorun var mı? :) çok geçmeden ikinci bir kaygı
tetikleyici gerçekleşir; bir sonraki durakta binmesi beklenen kişi iptal etmiştir
ve serdar 17 kişilik otobüste hala tek başınadır. Serdar iyice kaygılanır tamamen
ekilip ekilmeyeceğini düşünür. Serdar doğayı sevmesine rağmen ağır bir paranoyaktır.
:) bu durumunu bilir ve biraz sakinleşir. Zaten bir sonraki durakta doğa sever Esma,
Şükriye ve Emre otobüse biner ve ortama yayılan doğa severler enerjisi serdarın
kaygılarını giderir. Serdarın ilk anda aklında oluşan nerden binecek millet sorusu
yıldız, beşiktaş, cevizlibağ ve incirlide cevaplarını bulur. Minibüsün doluluk oranı
çantalar, köpük ve doğa severlerle birlikte maksimuma ulaşır. Serdar şimdi bir an
önce yürüyüşün başlamasını istemektedir.

Dupnisa Mağarası

İki saatlik bir yolculuğun ardından yürüyüş öncesi alışveriş ve serdarın ikinci
kahvaltısı için bir beldede durulur. Herkes fırına gider ve simit alır. Serdar uyumsuzluk
yapmak istemez. O da alır. Simitler çay ve kahvaltılıklarla atıştırılır. Atıştırma
anında kimileri alışveriş de yapmıştır. Hasan abinin yapacağı lezzet şovu içinde
alışveriş yapılmıştır. Gruba yeni katılan Serdar bilmez fakat daha sonra öğrenecektirki
Grupdaki Hasan abi Bolu Mengenlidir. Ve tabiki çok maharetli bi aşçıdır. :)

Alış veriş sonrası bir süre daha küre ısıtan teknolojiyle yola devam edilir ve yürüyüşün
başlayacağı yere ulaşılır. Herkes yürüyüşe hazır moda geçer. Ve dağınık düzen ormana
dalınır. Serdar çok keyiflidir. Ormana dalındığında, ağaçların grubu 90 derecelik
güneş ışınlarından koruması her bireyin ayrı ayrı doğa sevgisini arttırmıştır. :)

Yürüyüş esnasında Oğuz abinin GPS adlı oyuncağı Serdar’ın çok ilgisini çeker
ilk kez bir GPS’e bu kadar yakındır. :) Oyuncakla ilgili detayları öğrenir
Oğuz abisinden. İlerleyen zamanlarda GPS’e sık sık yönelip nereye geldik?
kaç metre gittik? gibi sorularına cevap arar. Oğuz abisi Serdarın çok meraklı bir
melahat olduğunu vurgular Serdar’a Serdar GPS’e yaklaşmayı bırakır sonra
:)

Grup 11 gibi yürümeye başlamıştır. Pek engellerle karşılaşmaz hafif zorlukta iniş
ve çıkışlarla 14 gibi bir öğle molası verir. Öğle molası sırasında anlaşılır ki;
Esma, Şükriye ve Selman bir piknik severdir. Doğa onlar için bahanedir onlar pikniğe
gelmiştir. Kumanyalarını çıkarır afiyetle yer ve başkalarına ikram ederler :) Grupta
bir Dev Emre vardır. Balık ağırlıklı bir menüsü vardır. Dolayısıyla sardalya ikramcısı
görevi ona düşmüştür. Öğle molasının maskotu Köpük olur. Havaya atılan ekmekleri
kapıp afiyetle yer. Köpük aynı zamanda bir su severdir. Bulduğu her suya girip,
pata pata yapıp insanları ıslatmayı sevmektedir. :) ilerleyen zamanlarda bunu akşam
yemeği masasının yanında bir kaç kez tekrarlayacaktır. :)

Yemekten sonra ekip bir miktar daha yol alır ve kazasız belasız. Dupnisa mağarasının
çıkışına varır. Mağara çıkışında bekleyen insanlar ormandan gelen doğa severleri
görüp şaşkın şaşkın izlemiştir. Yurdum insanı ya hala doğa sever kitleye alışamadı
yada onların para vererek geldiği yere biz bedava geldik diye şaşırıyo… (onlar
mağaraya girerken ödedi bizde çıkarken ödedik :) doğa seviyoruz diye bize 2 gün
vade yaptılar)

Mağaranın içinde yürürken bu noktaya kadar çok light bi rota izlediğini düşünen
Serdar hadi mağaranın derinliklerine gidelim propagandası başlatır. :) Çavlan genç
ve dinamik olduğu için hazırdır. Emre çok güçlü feneri ve 2.05 boyuyla zaten hiç
birşeyden korkmamaktadır. Fakat Oğuz abinin aklı başındadır. Bu gazın çabuk geçeceğini
bilir “hele bi çıkalım dışarı sonra gene geliriz” deyip unutturur (Belki
başka sefere)

Mağara süper bi mağara gitmeyenlere öneriyorum. Mayo ile gidilip aydınlatılmayan
yerlerine doğru bir kısa keşif de belki yapılabilir ama tabi biraz tecrübeli olmalı
galiba

Mağara çıkışında piknik severlerin mangallarının arasından geçip kamp alanına gelinir
ve çadırlar kurulur. Bu arada hasan abi kumanyalarını çıkarır ve ekibe lezzet şovunu
hazırlamaya koyulur. Menüde bulgur, mangalda pişmiş et, tavuk salata olacağı söyleniyor.
Hepimiz bir yuvarlak oluşturuyor ve hasan abiyi izliyoruz. Arasıra ona su getirip
denizine ortak oluyoruz. Ama sadece izliyoruz aslında :) gayet hızlı bi şekilde
ön hazırlıklar tamamlanıyor.

Bu arada Orçunun hem doğa sever hemde böcek ellemekten korkmaz bir çocuk olduğunu
görüyoruz. Annesi veteriner fakültesinde profesör olduğu için böcekler ona bişey
yapmıyor. O eline alıp bak bunun rengi ne güzel diye başlalarına gösteriyor böcekleri…
yeni nesil çocuklar bi başka canım, indigo çocuk Orçun seni … Sen genede dikkat
et ormanlık alanlarda nolur nolmaz böceklere güven olmaz :)

Piknik severlerin istilasındaki alanlar boşalınca masamıza geçiyoruz ve keyifli
bir sohbetle akşam yemeğimizi yiyoruz. Keyifli sohbet daha sonra kamp ateşinin başında
devam ediyor. Serdarın Etrafındaki sohbet konusu Eyüp ve Mızmız Meral arasındaki
laf dalaşı Serdar ve Emre Merale takılmayı çok eğlenceli buluyor ve Grubun IT backgroundlu
insanları Merale sataşıyor.

Akşam yemeğinin birde kickbox yapan konukları oluyor. Kanadalı bir kız ve motorsikletli
bi çocuk hem yemeğimizden otlanıyor (neyseki sadece bulgur yediler ) hem çadırlarımızdan
birini veriyoruz. Tanrı misafiri işte naparsın … Onlara olan hayretimi bir dile
getireyim. “İstanbuldan Motorla, Dupnisaya gel ne uyku tulumu ne mat ne çadır
nede yiyecek getir. Ama kick box da seviyolar belkide çok hayret etmemeliyim ”

Sabah kahvaltısında saneye Oğuz abi çıkıyor. Gruba Zeytinyağlı yumurta yapıyor.
Parmaklarımızı ve yumurtayı beraber yiyoruz. Protein ağırlıklı beslendiğimiz için
Pazar günkü rota çok daha kolay geçiyor :)

Beklediğimizden erken 7 kilometre civarı bir rotayı bitiriyoruz. Erken bitirdiğimiz
içinde kendimizi Bonanzada alabalıkla ödüllendiriyoruz.

Serdar eve geldiğinde 13-14 km yol yürümüş ve çok keyifli insanlarla tanışmıştır.
Mutlu ve mesut bir uyku uyur.

Evet geldik yazının sonuna Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine :)

P. S. Bu yazı Doğa Gezginleri Mail Grubunda Anı Olarak Yazılmıştı.

Be Sociable, Share!

    Category: Anı - One comment »

    One Response to “Serdar’dan Dupnisa Mağarası Güncesi”

    1. Rehberimsi Serdar ile Çandarlı dan Adliye ye | Writing Something

      […] birinde Serdar, Oğuz abisinin GPS’ine fazla merak duymuştur. Bu ilgi daha önceki anılarda dile de gelmiştir. Yudosk’un rehber adedini arttırma ihtiyacında bu merak tekrar […]

    Back to top