Archive for December 2017


Akın Öngör’ün Liderliği ve Garanti Bankası

December 12th, 2017 — 9:00am

Akın Öngör’ün “Benden Sonra Devam” adlı kitabını okuyup, Garanti Bankası’nın hikayesini biraz daha detaylı öğrenince, Akın Öngör mü daha zor bir şey başardı, yoksa Steve Jobs mu? diye düşünüyor insan.

Türkiye süreçleri değiştirmenin çok zor olduğu bir ülke. Bir sürü tembelin hep birlikte uyuştuğu bir yer… Böyle bir ülkede “Garanti Bankası” gibi bir marka yaratmak, değerini 150 milyon $’dan 5 milyar $’a çıkarmak, Amerika’da Apple’ı yaratmaktan daha zor olsa gerek…

Garanti Bankası değişimi gerçekleşirken; mevcut durumu iyi değerlendirmesi, kendisindeki bilgi ve birikimleri iyi yorumlayıp doğru teşhisleri koyarak, korkmadan hareket etmesi ile Akın Öngör’ün rolü çok büyük.

Ancak teşhisleri o günün koşullarında riskli görse bile kabul edebilen, vizyonu olan müessese sahibi Ayhan Şahenk’in de etkisi büyüktür. Çünkü bir şeyi teslim ettiğiniz kişinin kararlarına razı olup sonra da vazgeçen müesseseler değişimin reformun ve atılımın başarısızlığa uğramasına sebep olurlar.

Ayrıca Akın Öngör’ün eşinin ve ailesinin de desteklerinin çok büyük katkısı olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Başarılı bir erkeğin arkasında mutlaka bir kadın vardır onu başarıya taşıyan.

Varması yıllar sürecek bir hedef doğrultusunda çalışmak için tüm uygun ortamın kendisinde olduğunu fark eden Akın Öngör’de faaliyetlerini güven içinde yürütmüş, arkamda neler oluyor endişesi taşımadan kararlarını uygulatarak, insanın en aktif nasıl çalışabileceğini de ortaya koyarak, uygulayıcılarını da aynı amaç etrafında birleşmesini sağlayarak, başarıya imza atmıştır.

Başarı elde edilince bu kez başka bir sendrom başlar. Bu sendromda nasıl olsa başarıldı ve bu başarıyı sağlayan insana ihtiyaç kalmadı psikozu başlar bu da tehlikelidir ve çöküş hızla gelir. Çünkü bir başarının köklerini sağlamlaştırmaya başlaması en az beş senedir. Garanti Bankasının büyümesini sağlayan takımın bu psikozları da kolay aşabildiğini düşünüyorum.

Burada kurumsallık ve kalıcılık her zaman hesaba katılmalı çünkü yeniliği ve başarıyı sağlayan mutlaka bunu sağla diyenden hep bir kaç adım öndedir, bu bir kaç adım ancak on yıllarla ifade edilebilir. Talep eden zaten yürütme erki olsa yapacaktı, ihtiyaç duyduğu kişi onu başarıya sevk edendir. Unutulmamalı ki bir başarı yeni versiyonlarla desteklenmediği sürece kalıcı olamaz çürür. ATATÜRK, istiklal savaşından sonra devrimlerle desteklemeseydi kalıcı bir devletten söz edebilir miydik?

Bazen hayat size öyle bir fırsat sunar ki onu fark ettiğiniz ve gereğini yapma yoluna girdiğiniz zaman liderlik özelliğinizi ya da en azından yönetici özelliğinizi devreye almaya başlarsınız. Bu fırsatlar her daim en zor anlarda ve bunu yapmak imkansız denilen zamanlarda önünüzde sizi bekler durumdadır.

Akın Öngör başarısını; iyi elemanlara, iyi sistemlere ve baskı altında başarı anlayışını uygulamaya atfetmiş. Bir liderin görevi insanların uyumlu çalışmasını sağlamaktır ama ilk adım doğru ekibi bir araya getirmektir.

Kitaptan, verimli bir ekip kurmakla ilgili, şu paragrafa dikkat çekmek istiyorum:

İnsana yatırım yap,
Yetiştir,
Geliştir,
Gelişmiş teknoloji ile besle,
Çalışanına güven,
Onu cesaretlendir,
Yetkilendir,
Fikirlerini ifade etmesi için imkan ver,
Önerilerle gelmesi için yüreklendir,
Çalışanların uygulanan önerilerini ve etkin çalışmalarını ödüllendir,
Motivasyon ve Yaratıcılık bu ortamın doğal sonucu olarak kendiliğinden gelişecektir.

Akın Öngör oluşturmuş olduğu bu yaratıcı ortamla Türkiye Bilişim camiasına Garanti Teknoloji’yi de kazandırmıştır.

Kitaptan çok ilgimi çeken bir başka ayrıntı da çalışanlara “Kişisel Bakım Eğitimi” verilmesi oldu. İlk intiba ve dış görünüşün oluşturduğu algı gerçekten çok önemli. Aslında çoğumuz da farkındayız ama uygulamada biraz yetersiziz…

Bu kitabı mutlaka okuyun, aradığınız örnek lider çok uzaklarda değil, ülkemizde de çok kaliteli işler çıkarmış insanlar var. Yeter ki bu tip insanların görüşlerini fikirlerini uygulayacakları ortamı onlara sunabilelim. Gerçi bu tip insanlar, mutlaka özlerindeki gücün yardımıyla da başarıyı yakalayabilirler. Onlar engel tanımaz, azimli ve kararlıdır. Onları anlayabilirseniz, sizin de yolunuzu açarlar.

Comments Off on Akın Öngör’ün Liderliği ve Garanti Bankası | Something

Aile

December 11th, 2017 — 4:23am

Elindeki güç ile artık küresel bir imparatorluk kurabileceğini düşünen ve bunun ile ilgili propagandaları da alenen yapmaya başlamış [1,2] bir otoritenin etkilediği bir dönemde yaşıyoruz.

Bu otorite muhalefet oluşturma ihtimali olan, ana akım dışında bir akımı güçlendirebilecek, en ufak bir birliğin dahi oluşmasını istemiyor. 

İnsanlar televizyon izledikleri ya da sosyal medyada geçirdikleri her dakika daha da bireysel olacak şekilde yönlendiriliyor. Bu propaganda kanalları açık olduğu sürece bu propagandanın farkında olduğunuz için etkilenmediğinizi düşünmeniz yanılgı olur.

Çok kişide bireyselleşmenin daha doğru olduğu düşüncesi hakim. Bireysel menfaat için vahşice öne geçmeye çalışmanın daha güzel bir dünya oluşturmadığı kesin. Adam Smith’in teorilerinin pratikte herkes için daha iyi bir dünya yaratmadığını artık daha net görebiliyoruz.

Aile bireylerinin birey olarak bir taraflara dağılması, biraz da toplum mühendisliği çalışmaları ile duygusal zeka düşürülerek yapılıyor. Duygusal zekası düşen ve ego problemi olan insanların iletişim sorunu yaşaması bireyselleşmeyi hızlandıran bir durum. Vakaları inceledikçe, küsüp köşesine çekilme temelli bireyselleşmelerin hayli fazla olduğunu görebilirsiniz.

Bu durumlar ekonomik varlıklılık seviyesine göre farklı seviyelerde yaşanıyor. Ailenizin maddi desteği olursa hayatın sorunlarının büyük kısmını fark etmeden bir yaşam sürmeniz mümkün. Aileniz maddi destek olamıyorsa, manevi desteğiyle hayalleriniz ile ilgili çalışma motivasyonunuz yüksek olabilir. Aile bağları kuvvetli kalmış şanslı azınlıktan olabilirsiniz. Ya da bağlarınızın kuvvetini test etmek zorunda kalmadığınızdan bağlarınızı kuvvetli sanıyor olabilirsiniz. Fakat dünya genelinde modern toplumlarda artık çok büyük bir çoğunluğun çekirdek ailesi yok.

Ailelerin yeni nesil ve eski nesil üyeleri tükettikleri medyaları doğru filtreleyemediğinden hep farklı perspektiflerde bireyler oluyorlar. Sonuç olarak birbirini anlamak zorlaşıyor. Eski insanlar aynı gündemlerde / frekanslarda yaşıyor ve daha rahat iletişim kuruyorlarmış. Birbirlerine daha yakın hissediyorlarmış.

Gelişmemiş bir toplumda bilgi teknolojisi işi yapıyorsanız diğer nesillerle iletişim kurmanız daha da zor. İşinizin doğası gereği kurduğunuz cümlelere, karşı tarafın tepkisi genellikle hayalperest olduğunuzu düşünmek… Sizi ciddiye almayan biriyle de iletişim kurmayı önce azaltıyorsunuz sonra kesiyorsunuz… Kültürel olarak size yakın olması gereken ama olmayan insanların varlığı garip bir duygu oluşturuyor. Ama esas sorun ailenin olmaması / samimiyetsizliği değil ait hissedebileceğiniz bir gurup ile yaşayamamanız olur.

İnsan bir memeli hayvan türü olduğundan, bağlılık hissi oluşturması yaşam motivasyonu için kritik önemde. Ait olduğu bir topluluk bulamazsa, kendini anlatabileceği insanlarla oturup kalkamıyorsa iç huzur bulamıyor.

Eğer yaşamak için para kazanması gereken insanlardansanız. Yani dedeleriniz, babalarınız geçmişte tembellik etmişse… Aile iletişiminiz zayıflayınca kendinizi ait hissedebileceğiniz bir gurup ararken bulabileceğiniz kolay çözümlerin tümünde iyi bir tüketici olmak zorundasınız. Belki fenerbahçe taraftarı olur, özel günlerde Fenerium’dan ürün alırsınız, belki doğa sporları kulübüne üye olursunuz… Ait olabileceğiniz gurup x ya da y tüketenler gurubu olacak. Bu perspektifte yaşamak isterseniz ve o tüketimi sağlayacak kadar kazanamıyorsanız (muhtemelen de kazanamayacaksınız) sıkıntılı günler sizi bekliyor.

 

 

Comments Off on Aile | Something


Back to top