Archive for September 2008


Sansarak Kanyonu

September 24th, 2008 — 4:29pm

Yudosk raportöründen herkese selamlar,

Yürüyüşten bir gün önce hava günlük güneşliktir. Yürüyüşe katılacaklar yanlarına mayolarını da almayı düşünür. Ama hava sabah öyle bir yağarki çoğunluk mayolarını yanlarına almaz. Hatta acaba yürüyüşe gitmesek mi diyenler de olur, yürüyüşe ilk katılacaklardan…

Yağan yağmur yolları kayganlaştırınca yolda hayli fazla kaza görür yürüyüşçüler, Aman derler… Kazasız belasız arabalı vapura varırlar. Vapurda keyifli bir kahvaltı yapılır. Sonra devam edilir Sansarak’a doğru.

Sansarak epey kalabalık karşılar yürüyüşçüleri. Pikniğe gelenler, terlikleriyle kanyonu geçmeye çalışanlar, kavununu serinlesin diye dereye bırakanlar ….

En çok kavununu derede soğutan hayırsever sevindirir gezginleri. 22 kişi’ye bir dilim gelecek şekilde paylaşılabilen büyüklükte bir kavun ufku yeni olan insanların karşısında durur.

– Acaba yesek mi?
– Yok ya yemeyelim…
– Etrafta kimse de yok…
– Ya biz bunu yiyelim be!
– Ehe ehe … hadi yiyelim. :)

Uğur abinin isviçre çakısı ile dilimlenen kavun yürüyüşün başlangıcını şenlendirir. Tatlı yiyelim, tatlı yürüyelim derler yürüyüşçüler ve girerler suya…

Kolay bir parkur olduğundan herkes hoplaya zıplaya geçer taşların üzerinden. Yorgunluk arttığında ayak kaydırıp suya düşmeler baş gösterir. Bu konudaki rekor Uğur Abinin olur, bir ara bir dakika da 3 kere düşer :)

sansarak kanyonu

sansarak kanyonu

Yürüyüş sırasında bir iki kulaç mesafeli yüzülebilecek yerler vardır. Kimisi girer yüzer. Serdar daha önceden ağzını yaktığı için pek denemek istemez :) (Bknz. Kaz Dağları Kampı) Denemek isteyenlere engel olmaya çalışır.

Gurup yürüyüş esnasında hızlı yürüyenler ve yavaş yürüyenler olarak ikiye ayrılır. Hızlı yürüyenlerde çok hızlı yürüyenlerin kopmasıyla bölünür. Bölük börçük tamamlarlar yürüyüşü…

sansarak kanyonu

sansarak kanyonu

Çok hızlı ve hızlı giden grup rotayı bitirip köye gelir üstünü değişir, çayını içer arkadan gelen olmaz. Çok yorulmuşlarsa minibüsle yaklaşalım da kıyak yapalım görüşü hakim olur. Fakat arkada kalan trekingciler guruludur asla araçlı yardımı kabul etmezler. Rota kas gücüyle tamamlanmalıdır :)

Herkes köyde toplandıktan sonra dönüş yoluna başlanır. Feribotta kuyruk beklememek için yüryüşçüler otobüslerini sırada bırakıp karşıya, Eskihisar’a geçerler. Kurukta beklemeden karşıya geçmek çok hoşuna gider yürüyüşçülerin. Kuyrukta bekleme zamanını Eskihisar’da akşam yemeğine dönüştürürler. Kendilerini çok çakal hissetmektedirler. :)

Yemekler yenip içkiler içildikten sonra dönüş yoluna girilir. Eve biraz geç varılmıştır ama olsundur… Artık askerden dönme psikolojisini üstünden atan Serdar, çok keyifli bir yürüyüş gerçekleştirmiştir.

2 comments » | Anı


Back to top